Tarih ve Psikoloji

Home » Çalışmalar » Tarih ve Psikoloji


İnsan ruhu ve toplum birlikte evrimleşmiştir. Bu evrimleşmede birey ile toplum arasındaki köprüyü kuran olgu toplumun ve onun bir uzantısı olarak anababaların çocuklarını yetiştirme tarzıdır ya da bir başka deyişle onları ne kadar travmatize ettikleridir.

Bin yıllar boyunca insanın genetik yapısı pek değişmemiştir. Fakat en çok değişen şey çocuk yetiştirme tarzıdır. Bu tarz çocuğu öldüren tarzdan (filisit) onu özgürleştiren tarza doğru yüzyıllar boyu süren yavaş bir ilerleme göstermektedir. Aradaki çağlarda bu iki kutup arasında başka yetiştirme tazları da yaşanmıştır.

Hemen hemen 18. yüzyıla dek erişkinlerin çocuklarının sorumluluklarını yeterince aldıklarını söyleyemiyoruz. Hatta önceki dönemlerde çocukların çok yaygın olarak kötü muamele gördükleri, olağan koşullarda hemen hepsinin bugünün ölçüleri içersinde istismar ve ihmal sayılması gereken muamelelere uğradıkları bilinen bir gerçektir. Nesiller boyunca, travmatize edilen çocukların erişkinlik yaşlarına geldiklerinde toplumların davranışlarını nasıl etkilemiş olduklarını düşünmek güç değildir. Bu nedenle 'tarih tekerrür eder' sözü fazla geçerli değildir, onun yerine, tarih boyunca travmalar tekerrür etmiştir demek daha uygundur. Çünkü tekerrür eden kimi tarihsel olayların (örneğin savaşlar) altında çözümlenmemiş çocukluk çağı travmalarının etkilerinin birleşerek toplumsal hareketlere dönüşmesi yatar.

Bir çok toplumsal lider, yönettikleri kitlelerin bu yönünü bilerek ya da bilmeyerek harekete geçirdikleri, hatta istismar ettikleri için yönetici konumda kalırlar. Kitleler bu eğilimleri nedeniyle sosyal transa girerler, bir çok politikacı ve başka toplumsal liderlerin konuşmalarında kitlelerde trans yaratan unsurlara yer verdiği dikkati çeker (monotonluk, duygusal gösteriler, mistik temalar, vb.). Anlattıkları içersinde pek de dişe dokunur bir içerik bulunmadığı dikkati çeken kimi liderlerin, tam da tersine, şu ya da bu tavırlarıyla kitleleri etkileyebilmeleri ve sürükleyebilmeleri bundandır.

Bu bağlantıyı travma ve dissosiyasyon açısından en iyi anlatan yaklaşım psikotarih alanının ustalarından Lloyd de Mause’un geliştirdiği sosyal alterkavramıdır. Bu kavrama göre, bireylerin travmatik geçmişleri nedeniyle dissosiye ettikleri duygular o bireyin kiþiliði içersinde dissosiye olmuþ bir sosyal alter oluþturmaktadýr. Kiþilerin sosyal alterleri grup ya da kitle ortamlarında birleşmekte ve bireylerden bağımsız davranan, onları peşinden sürükleyen, yöneten bir toplumsal kişiliğe dönüşmektedir.

Kitlelerin siyasal davranışlarında onarı yönlendiren en önemli etkenlerden biri hangi çocuk yetiştirme tarzını benimsedikleridir. Bir çok erişkin oyunu kendi ait olduğu sosyal sınıfı temsil eden siyasal partiye değil, kendi ait olduğu ruhsal sınıfı, yani savunduğu çocuk yetiştirme tarzını benimseyensiyasal partiye verir.

Sosyal alterlerin birleþmesiyle oluþan gruplarýn günah keçisi yaratma, kendi travmatik (kötü çocuk diye nitelediği) geçmişini yok etme çabası içersinde tüm 'kötü' (travmatize) çocuklara karşı saldırganlık, onları kurban etme (savaşlarda kadın ve çocukların yok yere kitle halinde öldürülmeleri) gibi kendine özgü davranış biçimleri vardır.

Sosyal alter ile çocukluk çağı travması ve buna bağlı dissosiyasyon arasındaki ilişki çocukları travmatize eden yaklaşımların daha demokratik ve özgür bir dünya için en büyük engeli oluşturduğunu düşündürmektedir. Her ne kadar tarihsel gelişmelerin ardında pek çok sosyo-ekonomik etken bulunsa da psikolojinin buradaki öneminin hemen tümüyle inkar edilmesi ve günümüzde yaygın olarak bilinen psikolojik modellerin bu ilişkiyi ele almaktan uzak olmaları daha bilinçli bir insanlık için engeldir.

 Tarih Boyunca Çocuk Yetiştirme Tarzları (DeMause, 2002)

 

Çocuk Yetiştirme

Tarzı

Kişilik
İdeal
Anne & Tanrı
Kurban
Tribal:Erken infantisidal
Şizoid
Şaman
Çocuğu baştan çıkarır,tüketir,terkeder.
Hayvan türü alter ruhlara
Antik:Geç infantisidal
Narsist
Kahraman
Kötü diye nitelediği çocuğu öldürür, cezalandırır.
İnsan türü alter tanrılara
Hristiyan:Terketme
Mazoşist
Mücahit
Yaralı çocuğu affeder.
Kendine işkence
Ortaçağ:Ambivalan
Borderline
Derebeyi
Adanmış çocuğu ezer, döver.
Kullanma
Rönesans:İntruzif
Depressif
Kutsal Savaşçı
İtaatkar çocuğu disipline eder.
İtaat
Modern:Sosyalize edici
Nevrotik
Milliyetçi
Çocuğu manipüle eder.

Tamamlanmamış

ayrılma

Gelecek: Yardım edici
Bireyleşmiş
Aktivist

Çocuğu sever,

ona güvenir.

Gerçek kendilik kurban edilmez.

Güncel Yazılar

Kitaplar

Vedat Şar editörlüğünde Amazon Global Perspectives on Dissociative Disorders: Individual and Societal Oppression
Diğer Kitaplar

Medya

Researcher ID

(C) Vedat Şar: Her hakkı saklıdır, bu sitedeki hiç bir metin kopyalanamaz ve izinsiz kullanılamaz.